Umut - Tumblr Posts
Az önce aşk geldi sandım heyecanlandım. Meğer sadece bir umutmuş.
Onlar sefalarını süremeyecekler,
Öyle ağlayacağım ki, gülemeyecekler,
Sel olacak, alacak civarı,
Bir başka gün dâhi, göremeyecekler..♠️♠️♠️
Sana benzeyen bi kızım olsa seni o anda unuturum, Çünkü o kız bana benzeyen deli bi adama umut olur, Keşkelerini gömdüğün toprakta otlar bitmiş, Al birini, sana verdiğim toprak vazoda kurut onu...♠️♠️♠️
Bir buse feda et der gibi bakıyor gamzelerin Beraber saçlarımızın beyazlığını dilerim...♠️♠️♠️
Önünde acı bulur, sevgiye nefret eken,
Ne fark eder ki, gür bir saçı sevse de kel ?Yolumdan vazgeçemem elime batsa diken,
Maviyi sevemezsin, siyaha aşık iken...♠️♠️♠️
Ama sen karanlığı yere tükürebilirsin, Sevdiğini bağır, kükre bilinsin..!! Çekilmez inan, bu koca külfet ilimsiz, Ağzından bir dua çıksın, bağrına bin insin..♠️♠️♠️
Öyle bir ilkyaz ol ki korkut yaprakları,
Öyle bir son yaz ol ki tut yaprakları,
Sararıp dökülürken güz rüzgârlarında
Ardında savrulsunlar, unut yaprakları.
Sevinçlerinde onlar vardı, hüzünlerinde onlar
Seninle yeşerdiler, seninle soldular..
Olsunlar senden sonra da umut yaprakları...
Gönüllerimiz ve dualarımız sizinle..🤲🤲🤲
Yaşasın Annem kanseri yendi ! Yapılan ameliyatlar, sonrasında ki tedavi süreci, dün yapılan son tahliller sonucunda bu illetin vücuttan tamamen atıldığını kendini tekrarlamadığını sevinç içinde öğrenmiş bulunmaktayız.Darısı tüm şifa bekleyenlerin başına, Rabb'im kimseyi sağlığıyla ve sevdikleriyle sınamasın.Bugün de kendisinin doğum günü,doğum günün kutlu olsun cennet kokulum ♥️
İçimde yaşadığım acı,hüzün,hayal kırıklığı kuracağım tüm cümlelerden daha büyük.Umutsuzca hala bekliyorum,belki bir gün hatırlarsın...
Zamanların en iyisiydi, zamanların en kötüsüydü. Hem akıl çağıydı, hem aptallık. Hem inanç devriydi, hem de kuşku. Aydınlık mevsimiydi, karanlık mevsimiydi. Hem umut baharı, hem de umutsuzluk kışıydı. Hem her şeyimiz vardı, hem de hiçbir şeyimiz yoktu. Hepimiz ya cennete gidecektik ya da tam öteki yana...
-Kısacası ölümün yakınındaydık.
Koyu kahve saçlı,
Umut bakışlıydı.
Yok yere gülümserdi çoğu zaman...
Yıldız gibi olan dişleri evreni toplayan vücuduna nasıl da uyumluydu bir bilse...
Ah sevgilim, ben Shakespeare'e inanırdım, ta ki seni görene kadar
Senin güzelliğindir kıskanç Ayı ve parlak Güneşi kendinden utandıran...
Romeo ve Juliet senin yanında yalnızca tarihteki sıradan bir olay...
Ve bense sadece sevmekten usanmayan...
Nerede yanlış gittiğini bilmiyorum
Çocukluğumdan beri, mavi soru işaretleri vardı kafamda
Belki de bu yüzden bu kadar zorluklarla yaşadın
Ama arkama dönüp donukça baktığımda
Beni canlı canlı yutuyor bu tehditkar gölge
Mavi soru işareti hala orada
Anksiyete ya da depresyon mu bu?
Pişmanlık denen yaratık mı yoksa?
Belki de yalnızlıktan doğan benim bu
Hala bilmiyorum bu kötü maviyi
Beni ele geçirmesine izin vermemeliyim
Onu bulacağım
Sadece biraz daha mutlu olmak istiyorum
Donmuş olan beni erit
Sayısız kez ellerim uzanıyor
Bu renksiz yankıya
Zemin çok ağırlaşıyor
Kendi kendime şarkı söylüyorum
Sadece biraz daha mutlu olmak istiyorum
Bu büyük bir açgözlülük mü?
Soğuk havada caddelerde yürürken
Kalbimin hızlanan sesini hala hissediyorum
Havada süzülen kelimeleri gizlice topladıktan sonra
Şimdi şafakta uykuya dalmaya başlıyorum, iyi geceler...
Umut
İnsan denen mahlûkat bunsuz kalırsa yaşayamaz, heyecan nedir bilemez, amaçsız kalır, ölür.
"Gün doğmadan önceki şafak en karanlık zamandır ama, unutma, dilek dilediğin o yıldızlar sadece karanlıkta yükselebilir."
Bu yolun sonu mutlu biticek mi yoksa her şey birer hayal olarak mı kalacak...
“Bir gün sana dünyada katlanılacak tek şeyin sevgi olduğunu öğreteceğim.”